Korozyonun tam olarak önlenmesi oldukça zordur. Ancak metale bazı işlemler uygulanarak geciktirilebilir. Korozyon önlemede işlemin esası koruyucu katmanın metal yüzeyinde bir tabaka oluşturması ve metal yüzeyinin havayla temasının kesilmesine dayanır. Böylece metalin ortamda bulunan su molekülleri ve oksijen ile reaksiyona girmesine engel olmaktadır.

Koruyucu işlemler yüzey kaplaması, boyama, yağlama, katodik ve anodik kaplama yöntemleri vb. işlemler olabilir. Uzun ömürlü koruma metalin kullanılacağı ortama ve amaca bağlı olarak uygun yüzey işlem ve boyama yöntemi ile sağlanabilir. Örneğin beyaz eşya sektörü gibi ürünleri iç mekanlarda kullanılan veya dekoratif amaçlı metallerde uygun yüzey işlem ve sonrasında boyama işlemi kolaylıkla uygulanabilmekte ayrıca uzun ömürlü koruma sağlamaktadır. Ancak bu proses her sektör ve malzeme için uygulanamamaktadır. Örneğin otomotiv sektörü, makine teçhizat sektörü gibi sektörlerde boyama işlemi uygun değildir. Bu noktada da koruyucu yağlar devreye girmektedir.

Motor aksamları gibi birbiri ile bağlantılı çalışan metal parçalarda boya parçaların birbiri ile bağlantı noktalarında kalınlık yaratacağı için istenmeyen bir durumdur. Ayrıca hareketli aksamlarda parçalar birbirine sürtündükçe boya katmanı yüzeyden ayrılacak ve bir süre sonra koruyuculuğunu yitirecektir. Uygun yüzey işlem ve akabinde uygun koruyucu yağ kullanıldığında ise böyle bir problem söz konusu olmayacaktır.

Koruyucu yağ kullanılmasının çok önemli bir diğer avantajı daha vardır. Henüz yüzey işlem görmemiş üretimden çıkan ham parçaların yüzeyleri sanıldığı kadar düzgün değildir. Bu parçaların yüzeylerinde mikroskobik boyutta görülebilen girintili çıkıntılı bir takım pürüzler vardır. Bu pürüzler birbiri içinde hareket eden parçaların hareketine karşı sürtünme dediğimiz bir direnç gösterirler. Bunun sonucunda da hem parçalar hareket etmekte zorlanır hem de bir süre sonra parça yüzeyleri sürtünmeden dolayı aşınmaya başlar. Koruyucu yağın buradaki görevi pürüzlü yüzeylere dağılarak sürtünmeyi azaltmak ve malzeme yüzeyinde bir kaydırıcılık sağlamaktır. Aynı işlem mangan fosfat, çinko fosfat gibi kristalik yapıda olan yüzey tabakalarında da geçerlidir.

Koruyucu yağlar genel olarak otomotiv, metal, silah ve genel endüstride her tip motor ve yedek parçaların korunmasında, boyanmamış kaporta saclarının korunmasında, boyanmış ya da boyanmamış parçaların deniz aşırı nakliye sırasında korunmasında, ısıl işlemden çıkan parçaların korunmasında kullanılmaktadır.

Koruyucu yağların yapısına ve kullanım şartlarına baktığımızda ise yağları üç gruba ayırabilmek mümkündür.

 

Yağ bazlı konsantre ürünler

Konsantre halde kullanılır. Yüzeyde kalın film tabakası oluşturur.

Su ile karışabilen yağlar    

Su ile %15-40 arasında karıştırılarak emülsiyon oluştururlar.

Solvent esaslı yağlar      

Uygulamadan sonra yağın içindeki solvent uçarak koruyucu bir film tabakası bırakır.

Koruyucu yağların korozyona karşı dayanımlarının ölçülmesinde en güvenilir yöntem tuz testidir. Bu test hızlandırılmış korozyon testi olarak da adlandırılabilir. Tuz testi deniz ortamını simüle etmek amacıyla tasarlanır. Genel olarak ASTM B 117 standardına göre yapılmaktadır. 6.5 ‘lik bir pH aralığı içinde % 5 tuzlu su çözeltisi 35 °C de tutulan ısıtılmış dolap içine bir sis olarak atomize edilir. Test süresi genellikle 24 saatlik aralıklarla uygulanmaktadır.

Metal üzerine uygulanan yüzey işleme bağlı olarak koruyucu yağlar 24 saat ile 96 saat arasında tuz testi sonucu vermektedir.

Kaynak : Net Kimya – AR&GE Departmanı / Reyhan ÇELİK

Koruyucu yağlar ile ilgili detay bilgilendirme için  www.netkimya.com.tr sitesini ziyaret etmenizi öneririz..